Hikaye

günaydın, dün naaptın?
ya koşturdun ya boş durdun
farketmez
bölündün çarpıldın eksildin toplandın
dün naaptın
günaydın, dün naaptın?

bi bak aynaya
ay ay aynada kim var karşında

dinle... şş... ne diyo sana?
aslında çok kolay lay lay lay
çok kolay
çünkü hep aynı ay ay ay
hikaye

o halde nedir? nedir ki?
bir tek aşk
şiirdir gerisi hikaye
hikaye.



Bkz. Ege Kayacan - Modern Sabahlar (Radyo ODTÜ) 



 Fotoğraf : Koray Karagözler

Yeni Çocuk :)

http://www.sanatkurek.com

....

Seven birisi için sevgiliyi görmenin hiçbir sözcük ya da kucaklayışla karşılaştırılamayacak bir bütünlüğü vardır; bu bütünlük geçici olarak, ancak sevişmeyle sağlanabilir.

John Berger'in Görme Biçimleri adlı kitabından.

Bağımlılık

Az önce bir televizyon programı izliyordum. Bir doktor madde bağımlılarıyla ilgili bir şeyler anlatıyordu. Konuşması sırasında “Bağımlılık” Kelimesini açıklarken şöyle bir şey söyledi:

- Bağımlılığın özünde bu işin nükslerinin varolması vardır. Bağımlılık tekrar edebilen, tekrarları olan bir hastalıktır. Bir bağımlı bağımlılığıyla ilgili, bağımlılığını bitirmek gibi bir şey söz konusu değildir. Bağımlılık bir kere başlayan ve devam eden bir süreçtir. Ama ayık kalmak ve temiz kalmak mümkün olabilecek bir şeydir.




 





 




Bağımlılık : Bağlı olma durumu, Bağlılık duygusu, merbutiyet
Aşk : Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, sevi,

Bkz. TDK



Reveur : Koray ÖZBEY

-Bağ-

Bağ : Üzüm yetiştirilen bahçe.
Bağ : Bir şeye duyulan aidiyet ve sahiplenme hissi.
Şarap : Bağda yetişmiş üzümlerin, toprağın ruhunu bize aktarması.
Sahiplenme : Kaybetme korkusunu en çok tetikleyen şey. Aşırı aidiyet.
Toprağın ruhunu anlamak : Yaşamı anlamak. Yaşamın bir parçası olduğunu kavramak.
Aşk : Her türlü Aşırı aidiyet.

Gerçek Aşk : Mesafe tanımaksızın bastığın toprağın elbet bir yerde ruhlarınızı birleştiğini anlamak.












Reveur : Koray ÖZBEY

-Trio-

Cohen – Şarap – Samsun






Kaygılarımız kadar varız bu dünyada. Kaygısızlıklarımız kadar da mutlu.

Var oldukça Mutsuz. Mutlu oldukça hiçiz bu dünyada yani.

Mutsuzluk + Mutluluk = Hayat
Varlık + Hiçlik = Hayat
Mutluluk = Hiçlik
Mutsuzluk = Varlık
Matematik = ?
Kaygılara daldığımız mutlu anlar = X

Her zaman güzel şeydir “X”


Varlık ve Hiçlik = Hayat




































Reveur : Koray ÖZBEY

Anlatmak… Anlamak…

Otobüste Buket’le birlikte şehir içi seyahat halindeydik. Okuldan çıkmış diğer kimliklerimize doğru ilerlemekteydik. Yine yanak ve otobüs camı paralel, alınan nefes buharlaştırıyor camı. Bir dolu insan, Bir dolu hayat akıyor sokaklarda. Bir kısmı da bizimle birlikte seyahat halinde.  Düşüncelere dalmışız topluca otobüsün gürültüsünün sessizliği çerçevesinde. Yolda tekerlekli sandalyede bir çocuk gördüm. Koşması gereken zamanda yürümeye hasret. İçim ürperdi. Nefret ederim içimden “Yazık”ın geçmesinden. Hemen konuyu değiştirdim kendimden. Ben acaba süper kahraman olsam ne olmak isterdim diye…

Görünmezlik?
Neden öyle bir şey isteyeyim ki? İleri düzey dedikodu manyaklığı…

Uçabilmek?
Ne gerek var kuş muyum ben.. Ayrıca yapa yalnız uçmaktansa yürümeyi tercih erim.

İnsanların zihnini okumak?
Amaan Allah korusun.. Bu halde bu kadar acı çekiyorsak…

Marvel’den DC’ye Heroes’dan Starwars’a şöyle bir gezdim.. Yok ağabeycim bilinen süper güçler hiç de süper güç değiller bana göre.

Ve bir anda buldum nasıl bir süper kahraman olmak istediğimi… Ve Hayatın sırrını bulmuşçasına Buket’e döndüm. Daha yüzünde yaşamın izlerini barındırmayan Buket’e…

“Buldum” dedim… “Nasıl bir süper kahraman olmak istediğimi buldum”

Heyecanla döndü Buket. “Ne olmak istiyorsun Alper abi?” Çok muhteşem bir şey bekliyordu belikli.

“Öyle bir gücüm olacak ki, duyguları kelimelerle anlatabil cem. Ve karşıdaki de anlıyacak.  Hem kendi duygularımı hem de karşımdakilerin duyguları kendilerine.”

Şöyle bir yüzüme baktı hafif bir gülümsemeye. “ Bu mu be Alper Abi? ”




































Reveur : Koray ÖZBEY